‘Mahalle Baskısı’ Tek Taraflı mı?
Prof. Şerif Mardin, bir ‘mahalle baskısı’ndan söz etti ya, ortalık karıştı. Kimileri (-ki, bunlar, çoğunlukla ‘laik kesim’den olanlardı!) hoca’yı göklere çıkarırken, AKP’ye yakın durdukları söylenebilecek olan kimileri de, topa tuttular.
Bazıları da, Prof. Mardin’in sinsice bir planla Türkiye’yi şeriat devletine dönüştürücü bir geçişin hazırlığını yaptığını öne sürdüler… Prof. Mardin’in demeçleri çoğu kez kafa karıştırıcıdır. Hocamızın, muhtemelen, Türkçeyi sonradan öğrendiği için (merhum pederleri büyükelçi idiler!), bazı kelimelerin yan anlamlarını (connotation) bilememek gibi bir maluliyetleri vardır. Mesela, Ayşe Arman’la yaptığı o mahut röportajda, ‘barınak’ diyeceğine, ‘kovuk’ kelimesini kullanmak gibi, vahim bir hata yaptı. Sözünü ettiği insanlar, ağaç ‘kovukları’nda yaşayan yaban insanlar değildi elbet; -hoca’nın bu insanlara hakaret etmek gibi bir niyeti de görülmüyordu üstelik! Belagat ilminde, eskilerin ‘cazalet’ dedikleri durum: Tahir’ül Mevlevi’nin deyişiyle,’edanın müedda ile yani, lafzın mana, daha açığı üslubun mevzu ile muvafık olma[ması]’ durumu! Hani, uyuyan bebek için, ‘mışıl mışıl uyuyordu’ yerine, ‘horul horul uyuyordu’ demek gibi bir şey…
Henüz yorum eklenmemiş