‘Kırtıpil’ mi, değil mi? Evet, ‘Hangi Tanpınar?’ (2)
Tanpınar’ın günlükleri, gerçekten de bize ‘öteki’ Tanpınar’ı gösteriyor. ‘Öteki’, evet, ‘Tanpınar’la Başbaşa’da, bugüne kadar tanıdığımız Tanpınar’la ilişkisi olmayan bir kimlik var karşımızda.
Tuhaf olan, Tanpınar’ın bu günlükleri, yayımlanacağını öngörmeden tutulan bir ‘journal intime’ değil, Michel Tournier’in deyişiyle, bir ‘journal extime’, yani, yayımlanabilecek günlükler olarak tutmuş olmasıdır. Günlüklerinin bir yerinde şöyle diyor Tanpınar: ‘Bu yazdıklarımın benden sonra okunacağını düşünüyorum. Hoşuma gidiyor. Geçen zamanım görülecek sanırım.’
Aslında, Tanpınar, günlüklerinin yayımlanabileceğini düşünerek haz duyuyorsa, bu kendisine ‘kırtıpil’ sıfatını layık görüp aşağılayan dostlarına karşı, marazi bir ‘öç alma’ arzusu duymasındandır. Evet, ölümden sonra öç alma! Tanpınar, kendisini adam yerine koymayanları, asıl kendisinin adam yerine koymadığını göstermek istemiş olmalıdır.
Henüz yorum eklenmemiş