Şubat 20th, 2008 tarihindeki yazılar

Edebi kanon, resmi ideoloji ve Nahid Sırrı (2)

Bahriye Çeri’nin ‘Bir Cihan Kaynanası: Nahid Sırrı Örik’ başlığıyla yayımladığı çalışma, Cumhuriyet döneminin ‘edebi kanonu’ dışında tutularak göz ardı edilen bu büyük yazarın, entelektüel donanımı üzerine kuşatıcı bir okumayı içeriyor.

Bahriye Çeri, romancı, hikayeci, oyun yazarı ve çevirmen olarak Nahid Sırrı’yı değil, tam tersine onun roman ve romancılar, hikaye ve hikayeciler, tiyatro oyunu ve oyun yazarları, eleştiri ve eleştirmenler, çeviri ve çevirmenler üzerine düşüncelerini derlemiş. Sadece bunlar değil elbet: Nahid Sırrı’nın ürün vermediği şiir ve şairler, edebiyat tarihi ve edebiyat tarihçileri üzerine görüşlerini de! Dahası var: Ona gerçekten ‘cihan kaynanası’ dedirtecek kertede, hemen hemen her konuda yazmış olduğunu da Bahriye Çeri’nin şu notundan öğreniyoruz: ‘Nahid Sırrı resimden müzik eleştirisine, tiyatrodan sinemaya, müzelerden sergilere, müzayedelerden at yarışlarına, kahvelerden lokantalara, İstanbul’dan Kayseri’ye, yalılardan çarşılara, yangınlardan ulaşıma, kedilerden çocuklara […] her konuda yazmıştı[r].’

Bu çalışma, bize Nahid Sırrı’nın Cumhuriyet ulusçuluğunun inşasında ‘edebi kanon’un dışında tutulmasının, onun entelektüel kimliğiyle ilişkili olmadığını gösteriyor. 1937 yılından başlayarak yazılarının büyük bir bölümünü, Resmi İdeoloji’nin önde gelen dergilerinden biri olan Ankara Halkevi dergisi ‘Ü l k ü’ de yayınlanmış olması, onun bu kimliğinden tedirgin olunmadığını gösterir. Kuşkusuz, aynı durum Tanpınar için de geçerlidir. Dahası Tanpınar’ın, milletvekilliği de yapmış olmasına rağmen, gene de ‘edebi kanon’ tarafından görünmez kılınmaktan kurtulamamış olması, fevkalade düşündürücüdür. Çeri’nin Ahmet Oktay’la yapılan bir söyleşiden aktardığına bakılırsa, ‘Nahid Sırrı’nın Osmanlı yaşamını betimlemesi gericilik sayılmıştır. O betimlemelerdeki ironik ve sinik biçim anlaşılamamıştır.[…] Örneğin Tersine Giden Yol’da başkentin gündelik yaşamına ve bürokrasinin işleyişine yönelttiği kinayeler hoş görülmemiş olabilir.’

Devamı… »