<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><!-- generator="wordpress/2.2.2" -->
<rss version="0.92">
<channel>
	<title>Hilmi Yavuz</title>
	<link>http://www.hilmiyavuz.net</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Sun, 02 Mar 2008 00:00:58 +0000</lastBuildDate>
	<docs>http://backend.userland.com/rss092</docs>
	<language>en</language>
	
	<item>
		<title>Elitist Baskı ve Parlamento&#8217;nun Meşruiyeti</title>
		<description>Türkiye'de demokrasiyi sistemli bir biçimde değer düşüklüğüne uğratma çabası mı var;- yoksa bana mı öyle geliyor? Doğrusu, başörtüsü ya da türban konusunda Parlamento'nun neredeyse hiçe sayılmasının '411 el'in kaos için' kalkmış olduğundan söz edilmesinin başka ne anlama gelebileceğini düşünemiyorum.

Hiç şüphe yok: Türkiye bir 'hukuk devleti'dir ve bu anlamda Anayasa Mahkemesi, ...</description>
		<link>http://www.hilmiyavuz.net/zaman-gazetesi/2008/03/02/elitist-baski-ve-parlamentonun-mesruiyeti/</link>
			</item>
	<item>
		<title>Rahmi Aksungur&#8217;un Heykel Sergisi: Soyut&#8217;un, İmgesel&#8217;in ve Somut&#8217;un Bir Aradalığı Üzerine Notlar</title>
		<description>Rahmi Aksungur'un Evin Sanat Galerisi'nde açtığı heykel sergisi, soyut ve geometrik olanla figüratif olanın biraradalığını, estetik bir düzeyde gerçekleştiriyor.

Bu, son derece çetin bir iştir ve Aksungur, bu biraradalığı, asla bir sıradanlığa düşmeden mümkün kılıyor. Soyut kafesli formlara somut ve organik işlevler vererek, figüratifle geometrik stilizasyonun yapı birliğini sağlamak! Rahmi Aksungur'un ...</description>
		<link>http://www.hilmiyavuz.net/zaman-gazetesi/2008/02/27/rahmi-aksungurun-heykel-sergisi-soyutun-imgeselin-ve-somutun-bir-aradaligi-uzerine-notlar/</link>
			</item>
	<item>
		<title>Entelektüel Hezimet veya Zihnin Yıkıma Uğraması</title>
		<description>Maalesef kimse farkında görünmüyor. Türkiye tam bir entelektüel çözülme yaşıyor. Çözülme veya hezimet! Evet, çünkü Türkiye'de entelektüelle entelektüel olmayan, bilenle bilmeyen arasındaki farklar ortadan kalkmış ve farklı düzeyler, aynı idrak kertesine indirgenmiş görünüyor. Tanpınar, Türkiye'de beğeninin kitchleşmesini, 'zevk hezimeti' diye nitelemişti. 'Zevk hezimeti'ni, şimdi, entelektüel hezimet tamamlamış durumda...

Bilenle bilmeyen, bir ...</description>
		<link>http://www.hilmiyavuz.net/zaman-gazetesi/2008/02/24/entelektuel-hezimet-veya-zihnin-yikima-ugramasi/</link>
			</item>
	<item>
		<title>Edebi kanon, resmi ideoloji ve Nahid Sırrı (2)</title>
		<description>Bahriye Çeri'nin 'Bir Cihan Kaynanası: Nahid Sırrı Örik' başlığıyla yayımladığı çalışma, Cumhuriyet döneminin 'edebi kanonu' dışında tutularak göz ardı edilen bu büyük yazarın, entelektüel donanımı üzerine kuşatıcı bir okumayı içeriyor.

Bahriye Çeri, romancı, hikayeci, oyun yazarı ve çevirmen olarak Nahid Sırrı'yı değil, tam tersine onun roman ve romancılar, hikaye ve hikayeciler, ...</description>
		<link>http://www.hilmiyavuz.net/zaman-gazetesi/2008/02/20/edebi-kanon-resmi-ideoloji-ve-nahid-sirri-2/</link>
			</item>
	<item>
		<title>Hakkı Devrim Adında Biri,Tatara Titiri</title>
		<description>Radikal Gazetesi'nin 'cihannüma' yazarı Hakkı Devrim, ipe sapa gelmez vesilelerle, bana sataşıp duruyor. Şimdiye kadar, hazrete cevap verme işini muazzez dostum İrfan Külyutmaz'a havale ediyordum.

İrfan Bey, kendi deyişiyle, 'icabının ifası zımnında', elhak, elinden geleni yapmıştır. Ama görüyorum ki, İrfan Bey'in, Hakkı Devrim'e haddini bildirmedeki o zarif yaklaşımı, işe yaramamış. Bu ...</description>
		<link>http://www.hilmiyavuz.net/zaman-gazetesi/2008/02/17/hakki-devrim-adinda-biritatara-titiri/</link>
			</item>
	<item>
		<title>Edebi kanon, resmi ideoloji ve Nahid Sırrı (1)</title>
		<description>Gregory Jusdanis, 'Gecikmiş Modernlik'te ulus-devlet sürecinde edebi kanon inşasının, 'insanların kendilerini birleşmiş bir milletin yurttaşları olarak görmelerini sağlayarak dayanışma deneyimini kolaylaştır[dığını]' bildirir.

'Edebiyatın milli kültürlerin icadında oynadığı araçsal rol yüzünden [...] özel ayrıcalıklar tanınan kanonik metinler [...] okul kitaplarına girer, edebiyat tarihlerinde kendilerine yer bulur ve antolojilerde şerh edilirler.' Jusdanis, kanonik ...</description>
		<link>http://www.hilmiyavuz.net/zaman-gazetesi/2008/02/13/edebi-kanon-resmi-ideoloji-ve-nahid-sirri-1/</link>
			</item>
	<item>
		<title>Çankaya davetini niçin kabul ettim?</title>
		<description>Cumhurbaşkanı Sayın Abdullah Gül ile, onun çağrılısı olarak, 4 Şubat 2008 Pazartesi günü, Ankara'da, Çankaya Köşkü'nde, beş edebiyatçı arkadaşımla birlikte, bir öğle yemeğinde birlikte olduk.

Bir ülkenin Cumhurbaşkanı tarafından davet edilmenin ve bu davete icabet etmenin, Türk entelijansiyasının bir kesiminden bu kertede ağır hakaretlere maruz bırakılacağımızı, doğrusu ya, aklımın ucundan bile ...</description>
		<link>http://www.hilmiyavuz.net/zaman-gazetesi/2008/02/10/cankaya-davetini-nicin-kabul-ettim/</link>
			</item>
	<item>
		<title>Kamil Fırat&#8217;ın &#8216;Düş Kentler&#8217;i Bağlamında Bir &#8216;Objenin Haz Objesi&#8217; olarak &#8216;temellükü&#8217; üzerine</title>
		<description>Kamil Fırat'ın son yayımlanan 'Düş Kentleri' adlı fotoğraf albümü, onun 'sunuş' yazısında belirttiği gibi, 'özellikle Ege ve Akdeniz bölgesi diye tanımlanan bölgelerde kurulmuş olan Batı Anadolu uygarlığını oluşturan kentler[den]' bugüne kalanlar bağlamında o kentleri, birer 'düş kenti'ne dönüştürüyor.

Fotoğraf sanatçılarının Anadolu'daki antik kentleri, o kentlerdeki kalıntılar ve buluntuları, birer sanat objesi ...</description>
		<link>http://www.hilmiyavuz.net/zaman-gazetesi/2008/02/06/kamil-firatin-dus-kentleri-baglaminda-bir-objenin-haz-objesi-olarak-temelluku-uzerine/</link>
			</item>
	<item>
		<title>Osmanlı Arşivleri (2)</title>
		<description>Başbakanlık Devlet Arşivleri Genel Müdürlüğü'nün Sultanahmet'teki Osmanlı Arşivleri'nin çok temelli sorunları var. İlki ve belki de en önemlisi, personel sorunu.

Devlet arşivlerine ait bir yasa yok ve o nedenle de personel alımı konusunda ciddi sorunlar yaşanıyor. Kuruma, uzman yardımcısı, 1991 yılından bu yana, ancak sözleşmeli statüde alınabiliyor. Sözleşmeli personelin, yasa gereği ...</description>
		<link>http://www.hilmiyavuz.net/zaman-gazetesi/2008/02/03/osmanli-arsivleri-2/</link>
			</item>
	<item>
		<title>&#8216;Kırtıpil&#8217; mi, değil mi? Evet, &#8216;Hangi Tanpınar?&#8217; (2)</title>
		<description>Tanpınar'ın günlükleri, gerçekten de bize 'öteki' Tanpınar'ı gösteriyor. 'Öteki', evet, 'Tanpınar'la Başbaşa'da, bugüne kadar tanıdığımız Tanpınar'la ilişkisi olmayan bir kimlik var karşımızda.

Tuhaf olan, Tanpınar'ın bu günlükleri, yayımlanacağını öngörmeden tutulan bir 'journal intime' değil, Michel Tournier'in deyişiyle, bir 'journal extime', yani, yayımlanabilecek günlükler olarak tutmuş olmasıdır. Günlüklerinin bir yerinde şöyle diyor ...</description>
		<link>http://www.hilmiyavuz.net/zaman-gazetesi/2008/01/30/kirtipil-mi-degil-mi-evet-hangi-tanpinar-2/</link>
			</item>
</channel>
</rss>
